Afrika’nın ithal Ettiği 3 tahıl, Buğday, Pirinç ve Mısır
Afrika Neden Fakir: Afrikalı’nın her yıl cebini boşaltan 3 tahıl
Afrika’nın gerçekten neden fakir olduğunu merak ettiniz mi? Zengin ve verimli topraklara sahip bir kıtanın kendisini besleyemiyor olması sizce mantıklı mı?


Dünyanın ekilmemiş topraklarının yaklaşık %50’sine sahip bu kıta; verimli toprakları, dengeli iklimi ve yıl boyunca oldukça güneşli gün sayısına sahipken, tükettiği yiyeceğin yarısından fazlasını ithal ediyor.
Afrika’nın ithal ettiği tüm gıdalara baktığımızda hububat listenin başını çekiyor. Buğday, pirinç ve mısır. Bu kalemler kıta üzerinde en fazla tüketilenlerdir.
Kuzey Amerika, Güney Amerika, Avrupa ve Asya’dan bu tahılları almak için Afrika her yıl 10 milyar dolardan fazla para harcıyor.
Aslında, herhangi bir Afrika limanına demirleyen gemilerden her biri bu kalemlerden biriyle yüklüdür.
Bununla birlikte, tahılların Afrika’da oldukça ağır ve popüler tüketildiği anlaşılabilir.
Diğer gıdaların çoğundan farklı olarak, tahıllar daha iyi raf ömrüne sahiptir ve daha uzun süre saklanabilir. Bu, onları Afrika’da mevsim dışında tüketilebilen birkaç gıda ürününden biri haline getirir.
Tahıllar aynı zamanda enerji açısından zengindir ve Afrika tüketilen gıdaların %30’unu oluşturur.
Ayrıca, her yıl işlem gören büyük hacimlere bakıldığında tahıllar dünya emtia ve vadeli ticaret piyasalarında spekülatörler için popüler bir odak merkezidir.
Sonuç olarak, uluslararası pazarlardaki hububat fiyatları her zaman dalgalanmaya eğilimlidir.
Bu hububatların fiyatları ne kadar yüksek olursa olsun, Afrika daima satın alır.
Yani bu, dünyanın öbür ucundaki tahıl ticaret devlerine ve zengin çiftçilere her yıl milyarlarca dolar döviz kazancı demektir.
Gerçek şu ki, Afrika, kendi ihtiyaçlarını karşılayacak kadar yiyecek üretecek kadar gerçekten özgür, zengin ve bağımsız değildir.
Diğer ülkelere gıda bağımlılığı devam edecek olursa, Afrika hep zayıf kalacak ve hububat fiyatları, spekülatörler ve uluslararası tahıl pazarını kendi kazançları için kontrol edenlerin merhametinde olacaktır.
Afrika gıda güvenliği olmadan tam ekonomik potansiyele erişemez.
Önümüzdeki 30 yıl boyunca Afrika dünyadaki en hızlı büyüyen nüfus olacak. 2050 yılına gelindiğinde kıta nüfusunun 2,4 milyarı aşacağı tahmin ediliyor ki bu da şu anki rakamın iki katı.
Üzücü gerçek şu ki, şu anki miktarlarda ithal tahıl tüketilmeye devam edilirse, Afrika on yıldan daha kısa sürede ağır bir gıda krizinin ortasında kalabilir.
Şimdi Afrika’nın cepleri boşaltan tahıllara bir bakalım.
Yukarıda da belirttiğimiz üzere aşağıdaki tahıllar Afrika’nın gıda ithalat faturasını tepesinde yer almaktadır.
Kıta büyük miktarda (özellikle tavukçuluk ürünleri) ithal ederken hububat halen Afrika bütçesinin büyük bir bölümünü oluşturmaktadır.
Buğday
Afrika mutfağının başında yer alır. Binlerce ton buğday unu günlük olarak ekmek, erişte, bisküvi ve başka hamur işi yapılmak üzere kıtada fırınlar ve gıda işletmeleri tarafından kullanılmaktadır.
Ancak Afrika’nın buğday ithalatına her yıl 6 milyar dolar harcadığını biliyor muydunuz?
Evet, Afrika’da tüketilen buğdayın yüzde %85’i ithal edilmektedir.
Önde gelen ithalatçılar: Nijerya, Güney Afrika ve Angola’dır. Aslında, Njerya, ABD’den dünyanın üçüncü büyük buğday alıcısıdır. Ve buğday ABD’nin Nijerya’daki tarım ürünlerinin kabaca yüzde 90’ını oluşturmaktadır.
Yalnızca 2013’de Nijerya, ABD buğdayına yaklaşık 1 milyar dolar harcamıştır.
Pazarın büyüklüğü her gün ekmek ve diğer buğday ürünlerini yiyen 400 milyondan fazla insanın ABD ve Avrupa’daki küresel hububat tüccarlarına ve buğday üreticilerine büyük miktarda döviz kazandırdığından açıkça anlaşılmaktadır.
ABD, Rusya ve Kanada dünyanın en büyük buğday üreticileridir. Rusya, Kuzey Afrika’ya (özellikle Mısır ve Libya) buğday için önemli bir tedarikçi iken, ABD, sahra-altı Afrika’ya buğdayın en büyük ihracatçısı olmaya devam etmektedir.
Afrika’da buğday üreten 14 ülke var.
Etiyopya, Güney Afrika ve Kenya en iyi üreticilerden bazılarıdır. Aslında Sahra-alttı Afrika’nın birçok kısmı özellikle Doğu ve Orta Afrika biyofiziksel olarak buğday üretimi için uygundur.
Peki, neden her mevsimde mal ithal etmek için milyarlarca dolar harcanıyor?
Nijerya gibi Afrika’nın büyük buğday ithalatçıları, neden Doğu ve Orta Afrika’da buğday üreten komşularından satın almak yerine kıtanın dışından buğday almaya devam etsinler ki?
Önümüzdeki 30 yıl boyunca Afrika’nın nüfusu ikiye katlandığında, ekmek ve diğer aşırı tüketilen buğday ürünlerine olan talebin artmasıyla birlikte buğday talebi de artacak.
Bu Afrika’nın buğday tüketimde kendi kendine yeterli hale gelmesi için acil adımlar atmadığı sürece, uluslararası pazardaki buğday fiyatlarındaki sürekli yükselişe köle olması anlamına gelmektedir.
Pirinç
Afrika önemli bir pirinç tüketicisidir ve ithalatçısıdır. Kıtadaki pirincin neredeyse yarısı ithal edilmektedir.
Şu anda Afrika’da pirinç ithalatında yılda 3,5 milyar dolar harcanıyor. Nijerya, Güney Afrika, Senegal, Fildişi, Gana, Kamerun, Kenya, Tanzanya ve Angola, kıtanın iyi pirinç alıcılardır.
Nijerya, Çin’den sonra dünyanın ikinci büyük pirinç ithalatçısıdır. 2015 yılında 850 milyon dolara mal olan yaklaşık 3 milyon ton pirinç ithal etti.
Sahra-altı Afrika, Asya’dan sonra en hızlı artan pirinç tüketimi oranına sahiptir. Son yirmi yılda, Sahra- altı Afrika’da kişi başı pirinç tüketimi yüzde 50 artmıştır.
Afrika nüfusu önümüzdeki 30 yılda patladığında, kıtadaki pirinç yiyenlerin nüfusu da aynı oranda artacaktır.
Peki pirinç işinde en büyük kazananlar kimler olacaktır?
Bu pirincin tamamını Afrika’ya gerçekten kim satıyor?
Afrika’da yenilen tüm pirinç Asya’da yetiştirilmektedir. Tayland, dünyanın en büyük pirinç ihracatçısıdır. Bunu Vietnam, Pakistan ve Hindistan izlemektedir.
Peki, pirincin Afrika’ya yabancı olmadığını biliyor muydunuz?
Afrika 3.500 yıldan fazladır pirinç yetiştirir.
Sahra-altı Afrika’daki en büyük pirinç üreticileri Madagaskar, Nijerya, Gine, Fildişi ve Mali’dir.
Pirinç talebinin büyüklüğü nedeniyle, Afrikalı pirinç üreticilerin çoğu yerel pazarlarını ihtiyaçlarını karşılayamamaktadır.
Nijerya gibi Afrika ülkelerinde ithal pirinç ezici bir şekilde tercih sebebidir.
Afrika’da ithal pirincin başarılı bir şekilde ikame edilmesi için, yerel pirincin üreticilerinin kalite, temizlik ve ambalaj gibi konularda iyileştirilmesi gerekmektedir.
Ufukta Afrika’da pirincin üretimi için iyi haberler var gibi görünüyor.
Afrika’nın en zengin iş adamı Aliko Dangote’nin pirinç üretimi işine girmesiyle bu sektör nihayetinde ihtiyaç duyulan dönüşüme girebilecek.
Dangote, ticari pirinç tarımı için ve modern entegre pirinç fabrikalarına 1 milyar dolarlık yatırım yapmayı planlıyor.
Mısır
Mısır, Afrika’nın kendisi için neredeyse yeterli miktarda ürettiği çok tüketilen bir tahıldır. Afrika’da her yıl diğer tahıllardan daha fazla mısır üretilir.
Her yıl Afrika’da yaklaşık 50 milyon ton mısır üretiliyor olmasına rağmen, Afrika tükettiği mısırın yaklaşık %30’unu ithal eder.
Afrika’da mısır üretimi yağmura dayandığından, düzensiz kuraklık döneminde açlıkları tetikleyebilir. Ve Afrika, mısır arzında ciddi sıkıntılardan kurtulamayabilir
Örneğin 2016’da kıtanın önde mısır üreticilerinden Güney Afrika mısır üretimini ciddi şekilde etkileyen El-Nino ile mısır ithalatında 1,2 milyar doların üzerinde ilave harcama yaptı.
Mısır 500 milyondan fazla Afrikalı için vazgeçilmez bir besindir. Doğu ve Güney Afrika’daki düşük gelirli hane halkı harcamalarını yüzde 30-50’sini oluşturur.
Afrika’daki mısırın yüzde 95’inden fazlasının, hayvan yemi ve etanol üretimi için hammadde olarak kullanılan diğer dünya bölgelerine kıyasla, gıda maddesi olarak kullanıldığını göstermektedir.
Afrika’nın dört bir yanındaki mısır, ülkeye bağlı olarak çeşitli şekillerde işlenir ve hazırlanır. Püresi, mısır unu, kızartması, fırında pişirilmesi, haşlanması, koçanınla kavrulması, patlamış olarak tercih edilmesi gibi.
Doğu ve Güney Afrika’da kişi başına en fzla mısır tüketilen ülke Lesotho’dur. Kişi başı tüketim 174 kg/yıldır.
Afrika’nın mısır üretiminde önemli ilerleme kaydettiği doğru olsa da, yapılacak çok iş var.
Mısır, Afrika için çok önemli bir hububat olup, kıtanın en büyük üreticileri, şu anda yaşamakta oldukları sıkınıtların etkilerini azaltmak için stratejik mısır rezervlerini kurmayı düşünmelidirler.
Dünyada, gıda talebi özellikle tahıllar konusunda arzdan daha hızlı bir şekilde artmaktadır ve bu fiyatlar üzerinde olumsuz etki yaratmaktadır.
Bunun sebebinin bir kısmı, sanayileşmiş ülkelerde biyoyakıt politikalarının artan etkisidir. Bu, büyük miktarlarda tahılın etanol ve biyodizel üretimine yönlendirilmesine neden olmuştur.
Tahıl fiyatlarının yükselişinin bir başka nedeni de özellikle Asya’da hayvan yemi için önemli bileşen olarak tahıl kullanımı arttıran hayvancılık ürünlerine olan talebin artmasıdır.
Gıda, Yakıt ve Yem gibi bu talepler hububat ithalatına bağımlı Afrika’nın gıda güvenliği için kara bir tablo çizmektedir.
Bütün bunların yanında Afrika gıda ürünlerini yetiştirmek için büyük miktarlarda ithal gübrelere ihtiyaç duyar.
Dolayısıyla kıtanın tarımsal faaliyetlerini üstlenmek ve tahıl üretiminden işlemeye ve pazarlamaya kadar kıtanın tahıl tedarik zincirlerine destek olmak için çok girişimciye ihtiyaç vardır.
Afrika tahıl üretimi için arazi, emek ve doğal kaynaklar bakımından oldukça zengindir. Afrika’nın yeni nesil yatırımcıları tahıl üretiminin neresinde yer almak istiyorsa kıta karşılığını fazlasıyla verecektir.

Ağustos 2017